26 Ekim 2020, Pazartesi

Büyükliman'ın en güncel ve güvenilir haber sitesi.

SAĞLAM: “DAĞLIK KARABAĞ’IN SORUMLULARI MİNSK GURUBUDUR”

SAĞLAM: “DAĞLIK KARABAĞ’IN SORUMLULARI MİNSK GURUBUDUR”

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan Azerbaycan ve Ermenistan devletleri arasındaki husumetin sebebi olan Dağlık Karabağ’ın, Birleşmiş Milletler kararlarıyla zaten Ermenistan’ın işgal ettiği topraklar olarak bilin diğine dikkat çeken Fikret Sağlam, Ermenistan- Azerbaycan arasındaki gündeme dair görüşlerini gazetemize açıkladı.

 

“MİNSK GRUBU İŞGALİ ADETE MEŞRULAŞTIRMIŞTIR”

Sağlam açıklamasında, “Kısaca mesajlardan anlaşılması gereken şudur: Dünyadaki hakim nizam dahi Dağlık Karabağ işgal altındadır diyor. Buna rağmen otuz yıldır MİNSK Grubu olarak bilinen ABD, Rusya ve Fransa’dan oluşan üçlü grup, bu sorunu çözmek, işgalin sonlandırılması ve bu işleri müzakere etme niyetiyle kurulmuş olmasına rağmen hiç bir şey yapmamıştır. Hatta bu güne kadar bu işi soğutarak BM kararlarına rağmen işgal altında olan yer, özerk bir Ermenistan gibi ileriye doğru kalması için epey zaman kazanılmıştır. Yani Ermenistan kendisi değil, özerk bir başka Ermenistan yönetimi kurma niyetiyle orayı otuz yıldır soğutarak işgali adeta meşrulaştırmıştır ve en büyük yardımcısı da otuz yıldır bu işi çözmeyen MİNSK Grubu’dur” dedi.

 

“AZERBAYCAN HİÇ BİR ZAMAN ATEŞKESİ BOZAN TARAF OLMADI”

Sağlam görüşlerine şu ifadelerle devam etti: “Tabii aradan otuz yıl geçmiş olmasına rağmen Azerbaycan’a karşı bu en büyük tehdit , Ermenistan’ın hamisi konumunda olan Rusya’dır. Çünkü Dağlık Karabağ’ı, Ermenistan’ın işgal etmesini sağlayan Rus askerleridir. Yani savaşan, Ermenistan değil, Ermenistan adına savaşan Rus askerleridir. Bu gün de Ermenistan askeri sistemini techiz eden ve danışmanlık yapan yine Rusya’dır, bu gün de öyledir. Ama son 10- 15 yıldır, özellikle 2001’den bu yana Türkiye, Azerbaycan’ın askeri gücünü, askeri stratejisini, askeri malzemesini, askeri eğitim sistemini yenileme mücadelesi vererek, bu gün Kafkaslardaki devletlerin içindeki en kuvvetli ordu haline gelmesini sağladı. Buna rağmen Azerbaycan, ateşkesleri hiç bir zaman bozan taraf olmadı. Bundan bir kaç ay önce Ermenistan’ın ateş etmesiyle başlayan ve bir kaç gün önce tekrarlamasıyla devem eden ve Azerbaycan’ın kendi göbeğini kesmesi zorunda kalması tabiriyle, Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği bu tabirle bu savaş alabildiğince devam edecektir. Azerbaycan ne kadar alırsa o kadar kardır. Çünkü ateşkes kararı alındığında, zorlamada, sizin masaya oturduğunuzda kurtarmış olduğunz yerler lehinize olacaktır. Bu, çok önemli”.

 

“AMAÇ, AZERBAYCAN VE TÜRKİYE’NİN KAFKASLARDA MEŞGUL EDİLMESİDİR”

Ermenistan’ın, Azerbaycan’a saldırmasının altındaki sır perdesine de değinen Sağlam, “Ermenistan’ın özellikle durup dururken bir kaç aydır Azerbaycan’a saldırmasının sebebi nedir? Bu, çok önemli bir konu. Ermenistan’ın, Azerbaycan’a saldırmasında bir kârı olmayacağı biliniyor. Çünkü Ermenistan’ın şu andaki sistemi itibariyle Azerbaycan’la baş edebilecek gücü de yoktur. Peki, buna rağmen niye saldırıyor? Amacı aslında Azerbaycan’a saldırmak değildir. Haydar Aliyev’in tabiriyle bir millet, iki devlet olan Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın Kafkaslarda meşgul edilerek Kıbrıs’ta, doğu Akdeniz’de, Ege’de, Libya’da ve Suriye’de Türkiye’nin mücadelesine yeni bir cephe açmak ve Türkiye’nin gücünü dağıtma projesidir. Aynı zamanda Amerika’nın ve Batı’nın, Türkiye ile Rusya arasında büyük problemler teşkil edecek topraklarda karşı karşıya gelmesini sağlamaya yönelik bir senaryodur. Bu problem ayrıca, uluslararası finans kurumlarının, avrupa Birliği’nin ve özellikle Amerika’nın, Rusya ile Türkiye’yi karşı karşıya getirirken, finansal olarak döviz kurlarıyla çökertilmesini sağlayacak bir sıcaklık yaratma pozisyonudur. Dolayısıyla bu planın bir çok cephesi var” şeklinde konuştu.

 

“TÜRKİYE ÜZERİNDEN ÇOK BÜYÜK PROJELER SAHNELENİYOR”

Sağlam, açıklamalarında şu görüşlere de yer verdi. “Azerbaycan- ‘Ermenistan Savaşı detaylı olarak incelendiğinde, stratejik hedeflerini ve dış politikasını sağlama almak için yaptığı girişim ve mücadelelerde başarılı olan Türkiye’yi teçhizat, askeri ve stratejik anlamda yenemeyeceğini anlayanların, Avrupa Birliği önderliğinde finansal olarak Türkiye’yi çökertme projelerinden biri olduğu görülür. Bu yüzden süreci iyi okumak lazım. Türkiye üzerinden çok büyük projeler sahneleniyor. Suriye yapılandırılacak, Libya yapılandırılacak, Dağlık Karabağ Bölgesi hortlatılarak, Türkiye finansal olarak terbiye edilecek gibi bir çok problem var. Azerbaycan’ın, Ermenistan işgaline karşılık vermesinin hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Azerbaycan’ın yanında yer aldıkları yönündeki sıcak deklerasyondan iki önemli şey çıkarmak mümkündür. Birincisi, Türkiye 1990’ların Türkiye’si değildir. Azerbaycan özgürlüğüne kavuştuktan sonraki Ermeni katliamlarının oluştuğu dönemlerde Türkiye güçlü bir ülke değildi ve Dağlık Karabağ’ın işgaline adeta güçsüz olduğu için seyirci kalmıştır. Bu gün Türkiye konumunun farklı olduğunu, çok güçlü olduğunu ve Türkiye’nin, Azerbaycan’ın menfaatlerini her güce karşı savunacak kadar güçlü bir duruma gelmiştir. Ayrıca Azerbaycan Halkı, psikolojik olarak Türkiye’nin açık desteğini duyup gördükçe rahatlayacaktır ve bu kader birliği Azerbaycan’ın geleceğini değiştirecektir”.

Kaynak: Vakfıkebir GÜNAYDIN Gazetesi.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık