06 Mayıs 2021, Perşembe

Büyükliman'ın en güncel ve güvenilir haber sitesi.

TÜRKİYE’DE MUHALEFET GARA OPERASYONUNU SORGULUYOR

TÜRKİYE’DE MUHALEFET GARA OPERASYONUNU SORGULUYOR

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bugün Gara operasyonuyla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile ayrı ayrı görüşmeler yaptı.

 

Kılıçdaroğlu, TBMM'deki makamda 50 dakika süren görüşmede Akar ve Soylu'yu dinledi. Akşener de, İyi Parti Genel Merkezi'nde iki bakan ile baş başa görüştü. Sonrasında Akar ve Soylu, TBMM Genel Kurulu'nda Gara operasyonuyla ilgili bilgilendirme konuşması yaptı. Ancak muhalefet cephesi, Gara operasyonuna ilişkin soru işaretleriyle birlikte rehinelerin öldürülmüş olduğu ve üç asker kaybı verildiği için “başarısız bir operasyon” olduğu görüşünü dile getiriyor.

 

Ankara siyasetinde “Gara operasyonuyla birlikte iktidar cephesi AKP ve MHP’nin Türkiye kamuoyunda HDP’nin kapatılması için psikolojik zemin yaratmayı amaçladığı” tartışması da gündemde. TBMM’nin üçüncü büyük siyasi partisi olmasına rağmen HDP’nin, Akar ile Soylu’nun muhalefet partilerini özel bilgilendirme ziyaretleri kapsamına alınmaması ve tam tersine “PKK işbirlikçisi” olarak hedef gösterilmesi söz konusu. HDP yönetimi de, bugünkü Akar ile Soylu’nun bilgilendirme turunu ve TBMM Genel Kurulu’ndaki özel oturumu “Amaç Gara’da yaşananları ele almak değil HDP’yi hedef almak” olarak yorumluyor.

 

Cumhur İttifakı dolayısıyla iktidar ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bugünkü grup konuşmasında yeniden HDP’nin kapatılmasını talep etti. HDP’yle birlikte “gizli ittifak” iddiasıyla CHP ve İyi Parti’yi yine suçladığı gözlemlenen Bahçeli, HDP’nin kapatılması talebiyle ilgili önceki açıklamalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nı işaret ederken bugün ise MHP olarak başvurabileceklerini söyledi. İyi Parti Lideri Akşener de, Bahçeli’nin ortağı AKP’ye kamuoyu önünde çağrıda bulunmak yerine HDP’nin kapatılması için MHP olarak adım atabileceklerini ifade etmişti.

 

İçişleri Bakanı Soylu’nun hedef aldığı Buldan suçlamayı yalanladı

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TBMM Genel Kurulu’ndaki bilgilendirme konuşmasında İnsan Hakları Derneği'ni hedef gösterirken, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ı da rehineler konusunda adım atmamakla suçladı.

 

Soylu, Buldan’ın rehineler için çözüm bulunması konusunda “Misafir ediliyorlar, bir süre sonra serbest bırakılacaklar” ifadesini kullandığını ileri sürdü. Soylu, “İşte (AKP’li vekil) Öznur Çalık’ın yüzü burada, bu çocuklar kaçırıldığı zaman siz Pervin Buldan'ı aradınız mı aramadınız mı? Pervin Buldan'a, 'Bunlar gelsin, bunları getirelim' denildi. Dedi ki 'Bakacağım, onlar mı kaçırmışlar.' Cevaben döndü ve dedi ki Pervin Buldan, 'Biraz misafir edecekler, sonra bırakacaklar.' Bunların hepsi tarihi şahitliklerle geçerlidir” diye konuştu.

 

Soylu, Gara’nın askeri operasyon için zor arazi şartlarına sahip olmasına karşın bir milletvekilince geçtiğimiz aylarda Gara’da gezildiği iddiasını, “Gerçi bir milletvekili çok yakın bir zamanda gitti, oralarda boy gösterdi. Onu da biliyoruz. Nasıl boy gösterdiğini de biliyoruz. İsmini sorarsanız söyleriz” şeklinde ifade etti. Soylu, TBMM’deki oturum sonrasında gazetecilerce yöneltilen sorular üzerine, söz konusu milletvekili konusunda “HDP’li kadın, halen parlamentoda” bilgisini verdi ancak ismini paylaşmadı.

 

TBMM Genel Kurulu'nda bakanlarca yapılan bilgilendirme toplantısına HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar katılmadı. HDP Grubu yönetimi, Buldan'ı telefonla arayarak Soylu'nun iddiasını aktardı.

 

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da, Soylu’nun anlatımının aksine Buldan'ın sadece girişimde bulunabileceklerini ayaküstü bir konuşmada o dönemki AKP Grup Başkanvekili Öznur Çalık’a ifade ettiğini aktardı. Kesinlikle Soylu’nun söylediği gibi Buldan’ın “misafir etme” gibi ifade kullanmadığını kaydeden Beştaş, tamamıyla haksız suçlamalara maruz kaldıklarını söyledi. Ardından Buldan, yazılı açıklama yaparak, Soylu’nun suçlamasını “gerçek dışı kara propaganda” şeklide niteleyerek tepkisini gösterdi.

 

Soylu İHD için “canı çıkasıca” derken ABD’ye tepki gösterdi

 

İçişleri Bakanı Soylu ise, Gara operasyonuyla ilgili rehine ölümlerinden Türkiye’yi sorumlu göstermek için yalanlarla propaganda yapıldığını da belirterek, İnsan Hakları Derneği’ni (İHD) sert sözlerle suçladı. Soylu, “İnsan Hakları Derneği. Adalet Ağaoğlu, kurucusu olduğu dernekten ayrılırken 'Bu derneği PKK'lılar ele geçirdi' dedi. PKK’nın yayınladığı bildiri, HDP Merkez Yönetim Kurulu'nun yayınladığı bildiri ve İHD’nin yayınladığı bildiri birbiriyle örtüşük bildiridir. Üçünün de amacı şudur; 'Devlet de PKK da sorumludur.' Biz terazinin aynı kefesiyiz öyle mi? Neyle? Terör örgütü ile beraber aynı kefesiyiz. Evlatlarımızı aldığınız, katlettiğiniz yetmedi, bir de bizi dünyaya, ülkemizdeki insanlara karşı, hele de aileleri istismar ederek, ailelere karşı sorumlu yapıyorsunuz. Aileleri Irak, Erbil'e götürdüler, elleri boş döndü. Neden? Çünkü terör örgütünün ilk katliamı mı? Hayır. 1984'ten bugüne kadar terör örgütü 6 bin 21 sivil katliam gerçekleştirdi. O İnsan Hakları Derneği denilen canı çıkasıca dernek bir tanesi için bir laf söyledi mi? Onun peşine takılıyorsunuz" dedi.

 

Operasyonla ilgili hükümete yönelik tüm suçlamalara karşın rehinelerle ilgili ayrıntılı rapor hazırlandığını da açıklayan Soylu, “Neyin muhasebesini, muhakemesini yapıyoruz? Amerika şöyle demiş de Amerika böyle demiş. Amerika ne derse desin umurumuzda bile değil. Biz, bu coğrafyada neyin yaşandığını, neyin ortaya konulduğunu ve ne acıların çekildiğini biliyoruz. Adalet Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız ve ben, ardından da Sayın Cumhurbaşkanımızla müşavere ederek Malatya'ya getirmeye karar verdik. Bu tezviratları, bu yalanların hepsini bildiğimiz için, bombalama yalanlarının her yerde ama her yerde Türkiye Cumhuriyeti'nin ve bu milletin bir daha haince yaftalanacağını düşündüğümüz için hemen inisiyatifi de alarak Sayın Vali’ye, Sayın Başsavcıya, Sayın İkinci Ordu Komutanı’na, Sayın Emniyet Müdürü’ne ve Sayın Jandarma Komutanı’na, 'Beşiniz beraber olacaksınız. Meseleyi de şöyle yöneteceksiniz. Bütün evlatlarımızın fotoğrafları çekilecek. Aileleri bu evlatlarımızın yanına getireceksiniz ve hepsi vücut bütünlüklerini görecek. Kimsenin kafasında herhangi bir istifham kalmayacak. Ardından hepsinin tutanakları tutulacak’ talimatı verdim" diye anlattı.

 

Akar sınır ötesindeki operasyonu adım adım anlattı

 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise, TBMM’de Pençe-Kartal 2 Harekatı adı altında Gara’da yapılan operasyon hakkında askeri boyutuyla ayrıntılı bilgi verdi.

 

 

Sınır ötesinde yürütülen operasyona ilişkin Irak’la ilişkileri yorumlayan Akar, “Şunu özellikle belirtmek isterim ki Irak'ın toprak bütünlüğüne saygılıyız. Irak'ın, siyasi birlik içinde istikrar ve refaha kavuşması da en samimi arzumuzdur. Bu çerçevede; yıllardır ülkemizin enerjisini tüketen terörü bitirmekte, 83 milyon vatandaşımızı, asil milletimizi terör belasından kurtarmakta kararlıyız” ifadesini kullandı.

 

Siyasi tartışmalara odaklanmak yerine operasyona ilişkin bilgi vermeyi tercih ettiği gözlemlenen Akar, “Bu operasyon kara desteği olmadan 35 kilometre derinlikte icra edilmiştir ve harekatın kritik ve önemli olması bundan kaynaklanmaktadır. Herhangi bir şekilde karadan irtibat ve destek olmadan yapılan harekat olması sebebiyle, nicelikten çok nitelik olarak diğer operasyonlardan son derece farklıdır” görüşünü aktardı.

 

Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklı terörle mücadelede meşru müdafaa hakkı çerçevesince 10 Şubat Salı günü saat 02.55’te hava kuvvetleriyle operasyonu başlattığını açıklayan Akar, “Harekat alanımızın çapı 75 kilometreye 25 kilometre olacak bir dikdörtgen şeklinde söylenebilir. Planlanan 50'den fazla hedeften 48'i vurulmuştur. Diğer hedefler güvenlik nedeniyle, hem kendi unsurlarımız hem çevre nedeniyle iptal edilmiştir. Hedeflerin vurulmasını müteakip 05.45'te hava hücum harekatıyla; helikopterler ile özel kuvvet unsurları hedef bölgelerine indirilmeye başlanmış ve böylece bölgeye giriş ve çıkışı önlemek, uygun arazi kesimlerini kontrol altına almak için gerekli uygulama gerçekleştirilmiştir. İlk temasta 2 şehit ve bir yaralımız oldu. Daha sonra yaralanan bu kahraman yüzbaşımız şehit oldu. Harekatın tamamında 3 şehit ve 3 yaralımız mevcut olup; yaralılarımız hastanede tedavi altındadır ve hayati tehlikeleri bulunmamaktadır. Yaralılarımızdan biri de taburcu olmuştur” diye anlattı.

 

Operasyonda teslim olan PKK’lı Şervan Korkmaz kod adlı Osman Acer’in itirafıyla içerideki rehineler hakkında üzücü bilgiyi aldıklarını anlatan Akar, "Teslim alınan birinci terörist tarafından, içeride 7 terörist ve alıkonulan 12'si Türk vatandaşı, 1'i yabancı 13 kişinin olduğu; alıkonulan 13 kişinin sözde mağara sorumlusu kod adı Sorej olan terörist tarafından hava hücum harekatının başlangıcında; başlarına birer kurşun sıkılarak şehit edildiği ifade edildi. Ertesi gün mağaradan kaçmaya çalışırken yakalanan Merkaz kod adlı ikinci terörist Doğan Geçgel'in ifadesinde, alıkonulan 13 kişinin Sorej kod adlı terörist tarafından başlarından vurularak şehit edildiği teyit edildi” sözleriyle rehine ölümlerini anlattı.

 

Akar bilgilendirmesiyle ABD’ye YPG mesajı da verdi

 

Milli Savunma Bakanı Akar, rehineleri başlarından vurduğu açıklanan Gara’daki mağara bölgesinden sorumlu PKK’lıya ilişkin verdiği bilgiler ile Suriye’de PYD-YPG yapılanmasını destekleyen ABD’ye de mesaj verdi. YPG’nin mutlaka “PKK’nın Suriye kolu” kabul edilmesi gerektiğini belirten Akar, “Sözde mağara sorumlusu Sorej kod adlı terörist, YPG/PKK ilişkisini göstermek bakımından çok hayati öneme haiz olduğunu değerlendiriyoruz. En somut ispatıdır. Anılan terörist, turuncu listedeki 1986'lı, Şırnak Beytüşşebap doğumlu Kamuran Ataman'dır. Bu kişi 2017'den önce Beytüşşebap bölgesinde birçok katliama katıldı ve buradan bir şekilde kaçtı, Kamışlı, Derik bölgesinde 2017-2018 yıllarında sözde cephe sorumlusu olarak görev yaptı. Daha sonra bir şekilde yaralanma ya da hastalanma sonucunda Derik'teki hastanede tedavi gördü, bu tedaviyi müteakip de Gara bölgesine gönderildi ve 2019 yılı sonbaharında sözde cezaevi sorumlusu olarak görevlendirildi. Dolayısıyla YPG ve PKK arasında ilişki olmadığını söyleyen, içeride ve dışarıda bazı kişiler var. Oysa her yerde söylediğimiz gibi YPG'nin PKK'dan farkı yok. YPG, PKK'nın Suriye kolu diyebiliriz” dedi.

 

Kılıçdaroğlu: "Erdoğan müjde verecekti operasyon önceden duyurulmaz"

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, Akar ve Soylu’yla görüşmesi sonrasında, Gara operasyonuna ilişkin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirerek, operasyona ilişkin beş soru yöneltti.

 

Kılıçdaroğlu, “Erdoğan Çarşamba günü bir müjde verecekti. Ona göre bu kardeşler kurtarılacaktı. Biz de böyle bir müjde bekledik. Biz de isterdik bu kardeşlerimizin kurtarılmasını, terör örgütüne güzel bir ders verilmesini. Devleti yöneten bir kişi 'Çok önemli açıklama yapacağım' diye konuşamaz. Operasyonlar gizli yapılır. Rahmetli Ecevit terör örgütünün başındaki kişiyi alırken eşine bile haber vermemiştir. Düğün bayramla devlet yönetilmez. Davul zurnayla operasyon duyurulmaz. Bunlar bir köyü bile yönetemez” tepkisini gösterdi.

 

Kılıçdaroğlu, Erdoğan tarafından “1. Bölücü terör örgütü PKK’nın tam 5,5 yıl elinde tuttuğu vatan evlatlarını kurtarmak için 2015 tarihinden bu yana Cumhurbaşkanı olarak ne yaptınız? 2. Terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’dan seçimlerde size yardımcı olması için mektup dilenirken, neden vatan evlatlarının serbest bırakılması için çağrı yapmasını istemediniz? İstanbul seçimleri sizin için 13 vatan evladından daha mı kıymetliydi? 3. Yıllarca “dostum Trump” diye böbürlenip durdunuz. Neden dostluğunuzu, vatan evlatlarımızı terör örgütünün elinden kurtarmak için kullanmadınız? 4. Daha önce benzer hadiselerde sorunun çözümünde büyük katkıları olmuş İnsan Hakları Vakfı, İnsan Hakları Derneği ve Mazlum Der gibi ulusal insan hakları örgütleri ile uluslararası insan hakları örgütlerinden terör örgütü PKK’nın elinde tuttuğu evlatlarımıza zarar gelmemesi ve serbest bırakılmaları için en azından çağrıda bulunmak hiç mi aklınıza gelmedi? 5. Dün Rize’de yaptığınız açıklamalarda sınır ötesi operasyonuyla şehit olan 13 evladımızın kurtarılmasının hedeflendiğini ancak başaramadığınızı söylediniz. Operasyondaki başarısızlığı kim üstlenecek? Bu işin sorumlusu kim?” sorularına yanıt verilmesini istedi.

 

Sonrasında Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu’ndaki bilgilendirme açıklamalarını ise makamında takip etti.

 

Sancar: "Gara’da yaşanan katliamdır, ihtiyacımız olan şey hakikattir"

 

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise, Gara operasyonuna ilişkin parti grubunda değerlendirmede bulundu. Sancar, “Maalesef Kürt sorununda demokratik çözüm ve barış sağlanamadığı için yine ölümleri konuşmak zorunda kalıyoruz. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, günler önce başlayan sınır ötesi operasyona ilişkin bilançoyu açıklarken 13 Türkiye vatandaşının naaşına ulaşıldığını söylemişti. Açıklamada katledilen insanlarla ilgili bilgiler de vardı, çelişkiler de vardı. Daha sonra Malatya’ya getiriliyor cenazeler. Ve kimlikleri Malatya Valiliği tarafından açıklanıyor. Bu 13 kişinin daha önce belirli aralıklarla PKK’nın alıkoyduğu askerler, polisler ve istihbarat görevlileri olduğu ortaya çıktı. Öncelikle HDP olarak hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz. Bu bir katliamdır değerli arkadaşlar. Uluslararası insancıl hukukun ağır ve vahim ihlalidir. Şimdi ihtiyacımız olan şey hakikattir. Ölümlerin nasıl meydana geldiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarmaktır. Bu bir infaz mıdır, yoksa ölümler bombardıman sonucu olarak mı gerçekleşmiştir? Ya da başka türlü meydana gelmişse o ölümler, nasıl olmuştur?” sorularını sordu.

 

"Hakikat ortaya çıkarılmadıkça Türkiye’nin iktidarca gündeme alınacak yeni kutuplaşma, kırılmalar yaratmalarıyla uğraşılacağını" kaydeden Sancar, “Hakikatin peşine düşmez ve iktidarın söylediklerini tek gerçek olarak kabul edersek, bunun üzerine başka operasyonlar bindireceklerdir. Bu operasyonlar toplumun tümünü rehin almaya yönelik olacaktır. Demokratik siyaseti bitirme amaçlı olacaktır. Demokrasi umudunu yok etme hedefini taşıyacaktır” dedi.

 

Sancar, Soylu’nun hedefindeki İHD’ye ilişkinse “İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi 1990-2012 yılları arasını kapsayan, PKK’nin Alıkoyduğu Kişiler Raporu hazırladı. 22 yıl içerisinde 335 kişinin alıkonulduğunu tespit etti. 335 kişinin tamamı biraz önce sözünü ettiğimiz girişimler sonucu ailelerine sağ salim kavuştular” bilgisini aktardı.

 

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık